Ferhat Orhan

Kişisel Web Sitesi

0 notes

Somali Neden Aç? Kim Suçlu? Kim Kullanıyor?

Somali; resmi olarak Somali Cumhuriyeti, Doğu Afrika’da Afrika Boynuzu denilen coğrafi bölgede bulunan bir ülkedir. 1991’deki Somali İç Savaşı’ndan beri devletin çoğu bölgesinde merkezi bir hükümet kontrolü yoktur. Uluslararası olarak tanınmış Federal Geçiş Hükümeti, ülkenin sadece küçük bir parçasını yönetmektedir. Somali aciz bir devlet konumunda olup, dünyadaki en fakir ve güvenlikten yoksun ülkelerden biridir.

Yer altı Zenginlikleri; çoğu henüz el değmemiş halde uranyum, demir, kalay, bakır, cips, boksit ve doğal gaz yataklarına sahiptir. Arap yarımadasına yakınlığı nedeniyle petrol açısından da zengin olduğu varsayılmaktadır. Bu araştırmalar doğrultusunda, kuzeydeki Puntland eyaletinde yaklaşık 5-10 milyar varillik petrol rezervi saptanmıştır.

Son zamanda açlıktan ölen insanlarla Türkiye gündemine giren Somali’de ne oldu da bir ülke bu hale geldi anlamaya çalışalım.

Avrupa ülkelerinin açıkça Afrika’yı sömürdüğü dönemlerde, diğer Afrika toprakları gibi Somali de Avrupa ülkelerine peşkeş çekildi. 1880’lü yıllarda kuzeyi Britanya Somalisi ve güneyi İtalyan Somalisi olmak üzere iki parça olarak yönetilen ülke, 1960 yılında birleşerek Somali adını aldı.

İlk yıllarda tarım ve hayvancılık sayesinde gayet iyi gidiyorlardı ve kendilerine yetiyorlardı. Bir Afrika ülkesi için kendine yete bilmek çok önemlidir. Ülke coğrafyasında sadece %2′lik bir yeri olan tarım alanlarını kullanarak üretebildiği tarım ürünlerini sadece iç ticaretinde kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda gayet iyi ihracat yaparak gelen parayla sanayiye yatırım yapıyordu.

Ancak özgür ve birleşik Somali, 1980′lerin başında ABD destekli Muhammed Siad Barre iktidarıyla tanıştı ve ne olduysa ondan sonra oldu. Uygulanan IMF politikalarıyla yeni gelişmekte olan sanayi yok edildi, kamu kurumlarının ABD şirketlerine satılması olarak yapılan özelleştirmeler tarım ürünlerini ihraç eden bir ülke, ithalatçı konumuna düştü.

Ülkede başlayan iç karışıklık ticareti ve iş dünyasını karmakarışık bir hale soktu, yerli sermaye canını kurtarmakla uğraşırken piyasa sadece çok uluslu şirketlere kaldı.

1991 yılında, bir darbe girişiminde bulunuldu, yönetimi ele geçirse de darbe başarılı olamadı ve ülkede büyük bir kaos başladı. BM’nin ağababası konumundaki ABD, 1992 yılında restore hope adlı operasyonla Siyad Barre’yi geri getirmek istedi ancak başaramadı ve ülkedeki kargaşa daha da büyüdü.

Somali İç Savaşı; 1988 yılından bugüne devam ediyor ve bu güne kadar 300.000 ile 400.000 arasında insanın öldüğü tahmin edilmektedir. Sivil savaşın ilk evresini Siad Barre yönetimine karşı başlatılan isyan oluşturmaktaydı.
Kendini süregelen savaş ortamından uzak tutmak isteyen Somaliland (ülkenin kuzeybatı bölümünde olan bir bölge) bağımsızlığını ilan etmiş ancak bu girişim uluslararası kamuoyu tarafından yeterince önemsenmemiştir.

BM Müdahalesi; 3 Aralık 1992 tarihinde kabul edilen 794 no’lu BM Güvenlik Konseyi kararı Birleşik Devletler tarafından yönetilecek bir Birleşmiş Milletler barış gücü oluşturulmasını öngörmekteydi. Barış gücünün temel görevi Somali’deki yardım çalışmalarını düzenlemek ve ülke çapındaki güvenliği sağlamaktı.
ABD’nin bölgeye etkin müdahalesini ise akıllara Amerikan yanlısı Başkan Siad Barre’ın devrilmesinden hemen önce ülkenin üçte ikilik bölümünde Conoco, Amoco, Chevro ve Phillips şirketlerine petrol ayrıcalıkları verildiğine dikkat çekmektedir.
Conoco’nun Mogadişu’daki haklarını ABD Büyükelçiliği’ne ABD Donanması’nın ülkeye gelişinden birkaç gün önce ödünç vermesi de ilgi çekicidir. Burada rahatsız edici olan, ABD’nin olaya müdahale etmesinin temel nedeninin petrol payını artırma çabası olmasıydı.

Haziran ve Ekim ayları arasında Mogadişu’da yaşanan çatışmalarda 24 Pakistan ve 19 ABD askeri ölmüştür. 1000 Somalili direnişçinin yaşamını yitirdiği bu çatışma daha sonra Kara Şahin Düştü adlı filme konu olmuş ve tabiî ki Somali’li direnişçiler bize “Terörist” olarak yansıtıldı.
Kayıp sayısı artan BM 3 Mart 1995 tarihinde çekilmiş ancak Somali’deki düzen daha da karışmıştı.
1998-2006 dönemi Somali sınırları içinde birkaç özerk yönetimin ortaya çıkmasına tanıklık etmiştir. Bu özerk bölgeler Somaliland’in yaptığının tersine bağımsızlıklarını ilan etmemişlerdir.

Şuanda ülkede düzenli ordunun olmaması ve hükümetin kontrol edemediği Polis gücü nedeniyle güvenlik söz konusu bile değil. Her bölge merkezi yönetimden uzaklaşmış ve kendi silah gücünü oluşturmuş durumda. Açlık nedeniyle binlerce insanın açlıktan ölümü söz konusu ve yer altı zenginlikleri kendisine ait değil.

Yapılan Yardımlar; somali’ye yapılan yardımlar afrika’daki insanlık dramına gösterilen reaksiyon beni mutlu etmekte. keza otuz bin çocuğun açlıktan ölme tehlikesi var. ama “kimse yok mu?” gibi derneklerin olayı islami showa dönüştürmeleri benim sinirlerimi zıplatmakta. açlıktan ve susuzluktan ölme tehlikesiyle yaşayan somali halkına iftarda ve sahurda gıda yardımı yaptıklarını ısrarla vurgulamaları akıllara “insani yardım mı islami yardım mı?” sorusunu getiriyor.

Türkiye Başbakanı ve Heyeti; Türkiye Başbakanı Erdoğan olayı siyasi bir showa dönüştürmüş ve yanında götürdügükleriyle ilgili bir şey bile söyleme gerek yok. Hepiniz gördünüz Grant takım elbise ile hatıra fotoğrafı çektirenler, göbek atanlar ve daha neler.

Ramazan bitti ve Somali’ye yardım kampanyası da görünürlüğünü kaybetti. Buda bize foyası ortaya çıkan Deniz Feneri Derneğinin yedeği olan Kimse Yok Mu Derneğinin ramazan ayında insanların kabaran dini duygularını kullandığını akıllara getiriyor. En azından benim..

Yazı: FERHAT ORHAN

* BBC ve Wikipedia gibi kaynaklardan derlenmiştir.